top of page

Pitiriyazis Rozea: Gövdede Aniden Çıkan Pembe Lekeler Bulaşıcı mı, Ne Zaman Geçer?

Yazarın fotoğrafı: KAĞAN CİNGÖZ
KAĞAN CİNGÖZ
18 Eki
5 dakikada okunur
Kısa cevap: Pitiriyazis rozea, çoğunlukla gövdede tek bir büyük pembe lekeyle başlayan, bir iki hafta içinde göğüs, karın ve sırta yayılan küçük, hafif pullu lekelerle süren ve kendiliğinden geçen bir döküntüdür. Pratikte bulaşıcı değildir; okul ya da iş arası gerekmez. Döküntü genellikle 6–8 haftada, bazen birkaç ay içinde iz bırakmadan kaybolur. Çoğu kişide tedavi gerekmez; kaşıntı varsa rahatlatıcı tedaviler kullanılır.

Pitiriyazis rozea nedir? Gül hastalığıyla aynı şey mi?

Pitiriyazis rozea, genellikle 10–35 yaş arasında görülen, sınırlı süreli bir cilt döküntüsüdür. Adındaki "rozea" Latince "pembe" anlamına gelir ve lekelerin rengini anlatır.

Türkçede sık yapılan bir karışıklığı baştan düzeltelim: Pitiriyazis rozea, halk arasında gül hastalığı denen rozase ile aynı hastalık değildir. İsimleri benzese de iki ayrı tablodur:

  • Pitiriyazis rozea: Gövdede çıkar, haftalar içinde kendiliğinden geçer, genellikle bir kez yaşanır.

  • Rozase (gül hastalığı): Yüzün orta bölgesinde kızarıklık, kılcal damarlar ve sivilce benzeri kabartılarla seyreden, yıllar süren, alevlenip yatışan kronik bir hastalıktır.

Yüzünüz sıcak, rüzgâr ya da baharatla sık kızarıyorsa konu büyük olasılıkla rozasedir; ayrıntıları rozase (gül hastalığı) yazımızda anlattık.

Nasıl başlar? Haberci leke ve "çam ağacı" görünümü

Pitiriyazis rozea çoğu zaman tanınabilir bir sırayla ilerler:

  1. Haberci leke: Göğüs, karın, sırt ya da boyunda 2–5 cm büyüklüğünde, oval, pembe-somon renkli tek bir leke çıkar. Kenarında ince bir pul halkası vardır. Bu ilk leke birçok kişide mantar sanılır.

  2. Yayılma: Yaklaşık 1–2 hafta sonra gövdede, kolların üst kısmında ve uyluklarda daha küçük, oval, pembe lekeler belirir.

  3. Dizilim: Lekelerin uzun eksenleri cilt çizgilerine paralel uzanır. Sırtta bu dizilim, ters dönmüş bir çam ağacının dallarını andırır.

Yüz, avuç içleri ve ayak tabanları genellikle tutulmaz. Bazı kişilerde döküntüden önce birkaç gün halsizlik, hafif ateş, boğaz ağrısı ya da baş ağrısı olur. Kaşıntı hiç olmayabilir, hafif kalabilir ya da bazı kişilerde belirgin olabilir. Bazen haberci leke hiç görülmez ya da döküntü daha az tipik bir biçimde çıkar; bu durumda tanı için muayene daha da önemlidir.

Neden olur?

Kesin neden tam bilinmemekle birlikte, en güçlü açıklama vücutta zaten sessiz hâlde bulunan insan herpes virüsü 6 ve 7'nin (HHV-6, HHV-7) yeniden etkinleşmesidir. Bu virüsler çoğu insana çocuklukta bulaşır ve vücutta kalır. Pitiriyazis rozea bu nedenle "dışarıdan kapılan" bir enfeksiyondan çok, kendi bağışıklık dengemizle ilgili geçici bir tablo olarak düşünülür.

Bazı ilaçlar ve nadiren aşılar sonrasında pitiriyazis rozeaya çok benzeyen döküntüler de görülebilir. Bu nedenle muayenede son haftalarda başlanan ilaçlar mutlaka sorulur.

Pitiriyazis rozea bulaşıcı mı?

Pratik açıdan hayır. Hastalık virüs yeniden etkinleşmesiyle ilişkilendirilse de, aynı evde yaşayanlara ya da sınıf arkadaşlarına geçtiğini gösteren anlamlı bir veri yoktur. Bu yüzden:

  • Okul, kreş ya da işten uzak durmak gerekmez.

  • Havlu ve çarşafları ayırmanın bir faydası gösterilmemiştir; normal hijyen yeterlidir.

  • Aynı evde iki kişide çıkması nadirdir; böyle bir durumda başka tanılar da düşünülür.

Ne kadar sürer, ne zaman geçer?

Döküntü genellikle 6–8 hafta içinde kendiliğinden kaybolur. Bazı kişilerde süre 12 haftaya, nadiren daha uzun bir döneme uzayabilir. İlk haftalarda yeni lekelerin çıkmaya devam etmesi normaldir. Hastalık çoğunlukla bir kez yaşanır; tekrarlaması nadirdir.

Lekeler geçtikten sonra iz kalır mı?

Pitiriyazis rozea iz bırakmaz. Ancak buğday ve koyu tenli kişilerde lekelerin yerinde birkaç ay süren açık ya da koyu renk farkları kalabilir. Bu inflamasyon sonrası renk değişikliğidir; zamanla kendiliğinden düzelir. Bu dönemde güneşten korunmak renk farkının daha hızlı kapanmasına yardımcı olur.

Neyle karışır? Doktor neden kan tahlili isteyebilir?

Pitiriyazis rozeaya benzeyen başka döküntüler de vardır ve bazılarının tedavisi tamamen farklıdır. Muayenede şu ayrımlar yapılır:

  • Gövde mantarı (tinea korporis): Haberci leke en sık mantarla karışır. Mantar lekeleri genellikle daha az sayıdadır, kenarı daha belirgindir ve yavaş büyür. Gerekirse lekeden kazıntı alınıp mikroskopla bakılır. Mantar hastalıkları hakkında mantar hastalığı sayfamıza bakabilirsiniz.

  • İkincil (sekonder) sifiliz: Görünüşü pitiriyazis rozeaya çok benzeyebilir. Haberci leke yoksa, avuç içi ya da ayak tabanında leke varsa, lenf bezleri büyümüşse ya da son aylarda yeni bir cinsel temas olduysa hekim basit bir kan testi isteyebilir. Bu bir suçlama değil, iki benzer döküntüyü güvenle ayırmanın standart yoludur.

  • Damla tipi sedef (guttat psöriyazis): Genellikle boğaz enfeksiyonundan sonra çıkan, daha kalın pullu, damla biçimli lekeler.

  • İlaç döküntüsü: Yeni başlanan bir ilaçtan sonra çıkan benzer lekeler; ilacı yazan hekimle birlikte değerlendirilir.

  • Numuler egzama ve liken planus: Kaşıntısı ve görünümü farklıdır. Liken planusu liken planus bulaşıcı mı yazımızda ayrıca anlattık.

Döküntüleri belirtilerine göre ayırt etmeye yardımcı genel bir çerçeve için kaşıntı, döküntü ve leke rehberimize göz atabilirsiniz. Tanıdan emin olunamayan durumlarda nadiren biyopsi gerekebilir.

Tedavi gerekir mi?

Çoğu kişide hayır. Hastalık kendiliğinden geçtiği için asıl amaç kaşıntıyı ve cilt tahrişini azaltmaktır.

  • Nemlendirici: Kokusuz, yalın bir nemlendirici kuruluğu ve pullanmayı azaltır.

  • Ilık ve kısa duş: Sıcak su, sert sabunlar, kese ve parfümlü ürünler kaşıntıyı artırır.

  • Bol, pamuklu giysiler: Yün ve sentetik kumaşlar ile yoğun terleme kaşıntıyı artırabilir.

  • Antihistaminik: Kaşıntı uykuyu bölüyorsa hekimin önereceği bir antihistaminik rahatlatır.

  • Hafif kortizonlu krem: Kaşıntılı lekelere kısa süreli olarak hekim önerisiyle kullanılabilir. Döküntünün süresini belirgin kısaltmaz, kaşıntıyı azaltır.

Antiviral ilaç işe yarar mı?

Bazı çalışmalarda yüksek doz asiklovirin, özellikle hastalığın ilk haftasında başlandığında, döküntünün daha hızlı gerilemesine yardımcı olabileceği bildirilmiştir. Ancak çalışmalar küçüktür, sonuçlar tutarlı değildir ve kaşıntı üzerindeki etkisi net değildir. Bu nedenle antiviral tedavi herkese değil, yaygın, şiddetli ya da uzun süren seçilmiş olgularda konuşulan bir seçenektir. Çok yaygın ve kaşıntılı tablolarda hekim kontrolünde ışık tedavisi (fototerapi) de düşünülebilir.

İnternette önerilen mantar kremlerini ya da evde bulunan güçlü kortizonlu kremleri tanı konmadan sürmek tablonun görünümünü değiştirir ve doğru tanıyı zorlaştırabilir.

Gebelikte pitiriyazis rozea

Gebelikte pitiriyazis rozea görülebilir ve çoğu zaman sorunsuz geçer. Ancak gebeliğin ilk aylarında, özellikle ilk 15 hafta içinde başlayan pitiriyazis rozeanın bazı çalışmalarda düşük riskinde artışla ilişkili bulunduğu bildirilmiştir. Bu nedenle gebelikte gövdede yeni bir döküntü çıkarsa kadın doğum hekiminizi bilgilendirin ve tanının bir dermatolog tarafından doğrulanmasını sağlayın. Gebelikte hangi tedavinin kullanılacağına, kadın doğum hekiminizle birlikte karar verilir.

Ne zaman doktora gitmeli?

  • Tanıdan emin değilseniz, özellikle ilk kez gövdede yaygın bir döküntü çıktıysa

  • Avuç içi, ayak tabanı ya da ağız içinde lezyon varsa

  • Gebeyseniz

  • Kaşıntı uykuyu ve günlük yaşamı bozuyorsa

  • Döküntü 3 aydan uzun sürdüyse ya da kabarcık, yara, yüksek ateş gibi beklenmeyen bulgular eşlik ediyorsa

  • Son haftalarda yeni bir ilaç başladıysanız

Muayene

Muayenede döküntünün dağılımı ve haberci leke dermatoskopla değerlendirilir; gerekirse mantar incelemesi ya da kan testi planlanır. Tanı netleştiğinde süreç ve beklenen seyir açıkça konuşulur. Muayenehanemiz Kırklareli merkezdedir; Lüleburgaz'dan yaklaşık 45 dakika, Edirne'den yaklaşık 1 saat.

Sık sorulan sorular

Pitiriyazis rozea bulaşıcı mı?

Pratik açıdan bulaşıcı değildir. Okul, kreş ya da işten uzak durmak ve eşyaları ayırmak gerekmez.

Pitiriyazis rozea kaç haftada geçer?

Genellikle 6–8 haftada kendiliğinden geçer. Bazı kişilerde 12 haftaya, nadiren daha uzun bir süreye uzayabilir.

Pitiriyazis rozea ile gül hastalığı aynı şey mi?

Hayır. Gül hastalığı (rozase) yüzde kızarıklık ve kılcal damarlarla seyreden kronik bir hastalıktır; pitiriyazis rozea ise gövdede çıkıp haftalar içinde geçen bir döküntüdür.

Pitiriyazis rozea tekrarlar mı?

Çoğu kişi hastalığı bir kez yaşar; tekrarlaması nadirdir.

Pitiriyazis rozeada banyo yapılır mı, güneş iyi gelir mi?

Ilık ve kısa duş yapılabilir; sıcak su ve sert sabunlardan kaçınmak kaşıntıyı azaltır. Güneşe kontrolsüz maruz kalmak yerine, gerekirse hekim kontrolünde ışık tedavisi tercih edilir; koyu tende güneş koruması renk farkı riskini azaltır.

Kaynaklar

  • Drago F, Ciccarese G, Rebora A, Broccolo F, Parodi A. Pityriasis rosea: a comprehensive classification. Dermatology. 2016;232(4):431-437. DOI

  • Villalon-Gomez JM. Pityriasis rosea: diagnosis and treatment. Am Fam Physician. 2018;97(1):38-44. AAFP

  • Contreras-Ruiz J, Peternel S, Jiménez Gutiérrez C, Čulav-Košćak I, Reveiz L, Silbermann-Reynoso ML. Interventions for pityriasis rosea. Cochrane Database Syst Rev. 2019;(10):CD005068. DOI

Yazar: Uzm. Dr. Kağan Cingöz, dermatoloji uzmanı. Kırklareli Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde kurucu öğretim üyesi ve anabilim dalı başkanı olarak görev yaptıktan sonra Kırklareli merkezde muayenehanesini açtı; enerji bazlı cihaz uygulamalarında uluslararası hekim eğitmenidir. Hakkımda

Son güncelleme: 18 Ekim 2026. Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi kararı muayene ile verilir.

Randevu ve bilgi: 0555 209 09 39 (WhatsApp) · info@drkagancingoz.com · İstasyon Mah. Edirne Cad. No:102, Kırklareli

Yorumlar


Bu gönderiye yorum yapmak artık mümkün değil. Daha fazla bilgi için site sahibiyle iletişime geçin.

İletişim

+905552090939

  • Instagram
  • Facebook
  • Youtube

Çalışma saatleri

Pazartesi-Cumartesi

10.00–18.15

İstasyon Mahallesi Edirne Caddesi

No:102 Kırklareli/Merkez

Yasal uyarı:
Bu site sadece sağlık turizmi amacıyla kullanılmaktadır ve ön bilgilendirme amaçlıdır. Tedavi, reklam vb. amacı bulunmamaktadır.

Bakanlık yönetmeliği kuralları uygulanmaktadır. Hasta mahremiyeti, reklam olmaması önemsenmekte hastaların doğru bilgiye ulaşmaları için ön bilgiler verilmektedir. 

Bu sitede verilen bilgiler, sahibinin bilimsel tecrübeleri ve tıbbi bilgilerini kapsamaktadır. Burada verilen bilgilere dayanarak başkaları tarafından uygulanan tedaviler konusunda hiçbir sorumluluk kabul edilmez. 

Ehli olmayan kişilerin buradaki bilgilerden yararlanarak uygulayacakları girişimlerin sonuçlarından ve buna bağlı olarak doğabilecek mağduriyetten Dr.Kağan Cingöz sorumlu değildir. 

Bu sitede yer alan tüm bilgi, yorum ve görüntüler kişileri bilgilendirme amaçlı yazılmış olup hiçbir şekilde reklam, tanı ve tedaviye yönlendirme amacı taşımamaktadır. 

Dr. Kağan Cingöz'e ait olan işbu internet sitesinin tüm hakları saklıdır. İzin olmaksızın siteden kopya yapılamaz.

Son güncelleme tarihi: 09.08.2026
Editör: iletisim@drkagancingoz.com 


 

logo.jpeg
bottom of page