top of page

Dolgu Uygulamaları: Yüzün Hangi Bölgesine, Neden ve Ne Kadar?

Yazarın fotoğrafı: KAĞAN CİNGÖZ
KAĞAN CİNGÖZ
17 Ağu
6 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 6 gün önce



Muayenehanede dolgu konuşulan bir görüşme neredeyse hep aynı cümleyle başlıyor: "Ben aslında çok abartılı bir şey istemiyorum." Sonra telefon çıkıyor, bir fotoğraf gösteriliyor.

Bu cümlenin arkasında haklı bir korku var. İnsanlar sosyal medyada gördükleri kötü sonuçlardan çekiniyorlar ve haklılar. Ama kötü sonuçların sebebi dolgunun kendisi değil. Yanlış bölgeye, yanlış derinliğe, yanlış miktarda yapılmış olması.

Bu yazıyı, Kırklareli'deki muayenehaneme Lüleburgaz'dan, Edirne'den, Babaeski ve Vize'den gelen hastaların bana en sık sorduğu soruları bir araya getirerek yazdım. Fiyat yok, kampanya yok, öncesi sonrası fotoğraf yok. Sadece işlemin ne olduğu, hangi bölgede ne beklendiği ve nelerin ters gidebileceği.

Dolgu nedir, ne değildir

Dolgu, cildin altına enjekte edilen jel kıvamında bir maddedir. Bugün kullanılan ürünlerin büyük çoğunluğu hyalüronik asit içerir. Hyalüronik asit vücudun kendi dokusunda zaten bulunan bir moleküldür; laboratuvarda üretilen versiyonu suyu tutarak hacim oluşturur.

Dolgu bir hacim işlemidir. Kaybolmuş dolgunluğu geri koyar, çökmüş alanı destekler, çizgiyi içeriden iter.

Dolgu bir germe işlemi değildir. Sarkmış bir dokuyu yukarı kaldırmaz. Cildi sıkılaştırmaz. Kolajen üretimini doğrudan tetiklemez. Belirgin sarkma varsa dolgu tek başına yanlış tercihtir, üstelik bölgeyi ağırlaştırıp sarkmayı görünür kılabilir.

Bunu ayırt etmek muayenenin işidir. "Yanaklarım düştü" diyen bir hastanın ihtiyacı bazen dolgu, bazen odaklanmış ultrason veya radyofrekans, çoğu zaman da ikisinin birlikte planlanmasıdır.

En sık uygulanan bölgeler

Dudak

Aramalarda açık ara birinci sırada. Türkiye'de talebin çoğu 20-35 yaş aralığından geliyor.

Dudakta belirleyici olan miktar değil, dağılım. Bir milimetrelik ürün doğru katmana konduğunda kimsenin fark etmediği bir sonuç verirken, aynı miktar yanlış planda kaldığında dışarı taşar. Herkesin korktuğu o yapay görünümün sebebi genelde tek seansta doku kapasitesinin üzerinde ürün kullanılmasıdır.

İlk uygulamada 1 ml genellikle yeterlidir ve çoğu zaman fazladır bile. Dudak formu, üst dudak yüksekliği, diş görünürlüğü ve gülüşteki hareket birlikte değerlendirilmeden miktar konuşmak anlamsız.

Gözaltı (ışık dolgusu)

Türkiye'de dünya ortalamasının belirgin şekilde üzerinde talep gören bölge. Sebebi büyük ölçüde genetik: bu coğrafyada ince gözaltı derisi ve derin oluk yapısı yaygın.

Aynı zamanda yüzün en riskli bölgesi. Deri burada milimetrenin altında kalınlıkta, damar ağı yoğun ve ürün fazlası hemen görünür hale geliyor. Yanlış uygulandığında oluşan mavimsi renk değişimi (Tyndall etkisi) veya kalıcı ödem, hastayı ilk günkü halinden daha kötü bir noktaya taşıyabiliyor.

Herkes bu işleme uygun değil. Gözaltı morluğu pigment kaynaklıysa dolgunun hiçbir faydası olmaz. Şişlik yağ yastıkçığı fıtıklaşmasından geliyorsa dolgu durumu kötüleştirir. Muayenede bu ayrımı yapmadan gözaltına ürün koymak, bence bu işin en sık yapılan hatası.

Nazolabial (gülüş çizgisi)

Burun kenarından ağız köşesine inen kıvrım. 35 yaş üstü hastaların ilk fark ettiği ve ilk müdahale etmek istediği yer burası.

Ama nazolabial çizgi çoğu zaman kendi başına bir problem değil. Orta yüzün, yani elmacık bölgesinin desteğini kaybetmesi sonucu ortaya çıkan bir gölge. Doğrudan çizginin içine ürün koymak kısa vadede işe yarar, uzun vadede ağız çevresini ağırlaştırır.

Bu yüzden nazolabial planlaması genellikle çizgiden değil, yukarıdan başlar.

Elmacık ve orta yüz

Hastaların kendiliğinden istemediği, hekimin önerdiği bölge. Talep düşük ama sonuç memnuniyeti yüksek.

Otuzlu yaşların ortasından itibaren orta yüzdeki yağ kompartmanları hacim kaybeder ve aşağı doğru yer değiştirir. Sonuç, yorgun ve düşük bir ifade. Bu bölgeye doğru miktarda destek verildiğinde nazolabial çizgi, alt göz kapağı geçişi ve gülümseme aynı anda düzelir.

Buradaki en yaygın hata aşırı dolgu. Elmacık bölgesi çok ürün kaldırabildiği için, sınır bilinmediğinde ortaya orantısız ve tanınmaz bir yüz çıkabiliyor.

Çene ucu ve çene hattı (jawline)

Son üç yılın en hızlı büyüyen kalemi ve erkek hasta oranının en yüksek olduğu bölge.

Geride duran bir çene ucu, profilden burnu olduğundan büyük gösterir ve çene altında görsel bir dolgunluk yaratır. Çene ucuna yapılan doğru destek bazen hastanın yıllardır burnundan şikâyet etmesinin ardındaki asıl sorunu çözüyor.

Çene hattı ise sarkmanın henüz başlamadığı, sadece netliğin kaybolduğu dönemde iyi sonuç verir. Belirgin sarkma varsa dolgu tek başına yeterli olmaz.

Şakak

Hasta farkındalığının en düşük, sonuç memnuniyetinin en yüksek olduğu bölge. Şakaklardaki çökme yüzü doğrudan yaşlı göstermez ama "hasta görünmek" olarak tarif edilen o ifadeyi yaratır.

Doldurulduğunda değişim kimsenin adını koyamadığı ama fark ettiği türden olur. Genelde tek seansta az miktarla halledilir.

Burun

Ameliyatsız burun estetiği olarak biliniyor ve Türkiye'de talebi yüksek.

Doğru hastada, doğru şikâyette çok iyi sonuç veriyor: hafif kemik çıkıntısı, düşük burun ucu, ufak asimetri. Ama yüzün damarsal açıdan en tehlikeli bölgesi. Nadir de olsa görme kaybına kadar giden komplikasyonların literatürde en sık bildirildiği alan burası.

Bu bölgeyi yaptırmayı düşünen herkese söylediğim şey aynı: kimin yaptığı, hangi üründen daha önemli.

El sırtı ve diğer bölgeler

El sırtı, kulak memesi, boyun. Talep düşük ama yaşlanma belirtileri özellikle el sırtında yüzden daha erken görünür hale gelebiliyor.

Hastaların en çok sorduğu şeyler

"Ne kadar kalır?" En sık gelen soru bu. Hyalüronik asit dolgular ortalama 6 ile 18 ay arasında etkisini korur. Aralık geniş çünkü belirleyici olan sadece ürün değil: bölge, uygulama derinliği, kişinin metabolizma hızı ve mimik yoğunluğu hepsi süreyi değiştirir. Dudak gibi hareketli bölgelerde daha çabuk, çene ve şakak gibi sabit bölgelerde daha uzun kalır. Sigara kullanımı süreyi kısaltır.

Ürün bittiğinde bölge işlem öncesi haline döner. "Bırakınca daha kötü olur" iddiasının bilimsel karşılığı yok.

"Acır mı?" İşlemden yaklaşık 20 dakika önce lokal anestezik krem uygulanır. Kullanılan ürünlerin çoğu kendi içinde de lidokain barındırır. Çoğu hasta işlemi basınç hissi olarak tarif ediyor. Dudak, göz çevresine göre daha hassas bir bölge.

"Şişlik ve morluk ne kadar sürer?" Şişlik ilk 48 saatte en belirgin halinde olur ve genelde 3-5 günde çözülür. Morarma çıkarsa 7-10 gün sürebilir. Künt uçlu kanül kullanımı morarma riskini azaltır ama sıfırlamaz.

Buradaki en yaygın yanılgı: ilk hafta gördüğünüz hacim sonuç değil. Gerçek sonuç 2. haftadan sonra oturur. Bu yüzden ilk günlerde panikleyip ek işlem istemek doğru değil.

"Beğenmezsem?" Hyalüronik asit dolgular hyalüronidaz enzimi ile eritilebilir. Bu, geçici dolguların en büyük güvencesi ve kalıcı dolguları neden kimsenin önermemesi gerektiğinin cevabı. Kalıcı ürünlerde geri dönüş yok; yıllar sonra nodül, sertlik veya şekil bozukluğu çıkarsa çözüm cerrahiye kalıyor.

Başka bir merkezde yaptırılmış, memnun kalınmamış uygulamalar için de aynı yol geçerli.

"Zararlı mı?" Doğru üründe, doğru elde, doğru bölgede risk düşüktür ama sıfır değildir. En sık görülenler şişlik, morluk, hafif asimetri. Nadir olanlar enfeksiyon, geç tip nodül ve damar tıkanıklığı. Damar tıkanıklığı en ciddi olanı; erken tanınırsa hyalüronidaz ile müdahale edilebilir, bu yüzden işlemin bu enzimin bulunduğu bir yerde ve komplikasyon yönetimini bilen bir hekim tarafından yapılması önemli.

"Kaç yaşında yaptırılır?" Yaşa değil ihtiyaca bakılır. Yirmili yaşlarda genellikle şekillendirme (dudak konturu, çene ucu), otuzlardan sonra hacim kaybının telafisi gündeme gelir. On sekiz yaş altında estetik amaçlı uygulama yapılmaz.

"Hamileyken veya emzirirken?" Yapılmaz. Bu dönemde yeterli güvenlik verisi bulunmadığı için erteleme öneriliyor.

"Botoks mu dolgu mu?" Farklı problemleri çözerler. Botulinum toksin kas hareketinden kaynaklanan çizgiler için (alın, kaş arası, kaz ayağı), dolgu hacim kaybı ve derin katlantılar için. Sık sık aynı seansta birlikte planlanırlar çünkü çoğu yüz her ikisine de ihtiyaç duyar.

Dolgu kimlere uygun değildir

  • Aktif cilt enfeksiyonu veya uygulama bölgesinde iltihaplı lezyon varsa

  • Gebelik ve emzirme döneminde

  • Aktif otoimmün hastalık alevlenmesinde (bireysel değerlendirme gerekir)

  • Kontrolsüz kanama bozukluğu veya kan sulandırıcı kullanımında (planlama değişir)

  • Beklentinin gerçekçi olmadığı durumlarda

  • Vücut algı bozukluğu düşündüren tablolarda

Son madde en zoru. Bazen doğru cevap işlemi yapmamak oluyor ve bunu söylemek hem hekim hem hasta için rahatsız edici. Yine de bu konuşmayı yapmak, sonucundan memnun olmayacak birine işlem yapmaktan iyidir.

Trakya'dan gelen hastalar için pratik notlar

Muayenehanem Kırklareli merkezde, İstasyon Mahallesi Edirne Caddesi üzerinde. Hastaların önemli bir kısmı şehir dışından geliyor, o yüzden birkaç pratik nokta:

Ulaşım süreleri. Lüleburgaz'dan yaklaşık 45 dakika, Babaeski'den yarım saat, Edirne'den yaklaşık bir saat, Vize ve Pınarhisar'dan 40-50 dakika. Çorlu ve Çerkezköy tarafından gelenler için süre bir saati aşıyor.

Tek gün planlaması. Şehir dışından gelen hastalarda muayene ve uygulamayı çoğu zaman aynı randevuda tamamlıyoruz. Ama bu her zaman doğru olmuyor. Karmaşık planlamalarda veya ilk kez dolgu yaptıracak hastalarda, kararı aynı gün vermek yerine düşünüp dönmek daha sağlıklı.

Dönüş yolculuğu. İşlemden hemen sonra araç kullanmakta sakınca yok. Sadece işlem günü sıcak duş, sauna ve ağır egzersizden kaçınmak gerekiyor.

Randevu zamanlaması. Düğün, mezuniyet gibi bir etkinliğe hazırlanıyorsanız işlemi en az 2-3 hafta öncesine planlayın. Şişlik ve olası morluk için zaman bırakmak gerekiyor. Son hafta yapılan uygulamalar herkesi geriyor.

Kontrol randevusu. İlk uygulamalarda 2-3 hafta sonra kısa bir kontrol öneriyorum. Şehir dışından gelenler için bunu görüntülü olarak da yapabiliyoruz.

Randevu ve muayene süreci

Görüşme fotoğraf analiziyle başlıyor. Yüz oranları, ışık gölge dağılımı, doku kalınlığı ve mimik gücü birlikte değerlendiriliyor. Sonra hangi bölgeye, hangi derinliğe, ne kadar ürün konacağı planlanıyor.

Bazen bu görüşmenin sonucu "dolgu değil, başka bir şey" oluyor. Bazen "şimdi değil" oluyor. İkisi de geçerli sonuçlar.

Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. İşlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir.

Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır ve muayene yerine geçmez.

Sık Sorulan Sorular

Dolgu ne kadar kalıcıdır? Hyalüronik asit bazlı dolgular bölgeye ve kişiye göre ortalama 6 ila 18 ay etkisini korur. Dudak gibi hareketli bölgelerde süre daha kısa, çene ucu ve şakak gibi sabit bölgelerde daha uzundur.

Dolgu geri alınabilir mi? Hyalüronik asit içeren dolgular hyalüronidaz enzimi ile eritilebilir. Kalıcı dolgularda böyle bir geri dönüş imkânı yoktur.

Dolgu işlemi acı verir mi? İşlemden yaklaşık 20 dakika önce lokal anestezik krem uygulanır ve kullanılan ürünlerin çoğu lidokain içerir. Hastalar genellikle basınç hissi tarif eder.

Dolgu sonrası şişlik ne zaman geçer? Şişlik ilk 48 saatte en belirgin halindedir ve çoğunlukla 3-5 günde çözülür. Morarma görülürse 7-10 gün sürebilir. Sonucun oturması yaklaşık iki haftayı bulur.

En sık hangi bölgelere dolgu yapılır? Dudak, gözaltı, nazolabial bölge, elmacık ve orta yüz, çene ucu ile çene hattı, şakak ve burun en sık uygulanan bölgelerdir.

Dolgu yüzü şişkin gösterir mi? Doğru planlanmış ve doku kapasitesini aşmayan bir uygulama şişkin görünüm oluşturmaz. Şişkin görünüm genellikle tek seansta fazla ürün kullanılmasından veya yanlış anatomik plandan kaynaklanır.

Hamilelikte dolgu yaptırılabilir mi? Hayır. Gebelik ve emzirme döneminde yeterli güvenlik verisi bulunmadığı için uygulama önerilmez.

Dolgu mu botoks mu yaptırmalıyım? İki işlem farklı sorunları çözer. Botulinum toksin kas hareketine bağlı çizgiler için, dolgu hacim kaybı ve derin katlantılar içindir. Sık sık birlikte planlanırlar.

Lüleburgaz ve Edirne'den Kırklareli'ye ulaşım ne kadar sürer? Lüleburgaz'dan yaklaşık 45 dakika, Edirne'den yaklaşık bir saat sürmektedir.

Yorumlar


Bu gönderiye yorum yapmak artık mümkün değil. Daha fazla bilgi için site sahibiyle iletişime geçin.

İletişim

+905552090939

  • Instagram
  • Facebook
  • Youtube

Çalışma saatleri

Pazartesi-Cumartesi

10.00–18.15

İstasyon Mahallesi Edirne Caddesi

No:102 Kırklareli/Merkez

Yasal uyarı:
Bu site sadece sağlık turizmi amacıyla kullanılmaktadır ve ön bilgilendirme amaçlıdır. Tedavi, reklam vb. amacı bulunmamaktadır.

Bakanlık yönetmeliği kuralları uygulanmaktadır. Hasta mahremiyeti, reklam olmaması önemsenmekte hastaların doğru bilgiye ulaşmaları için ön bilgiler verilmektedir. 

Bu sitede verilen bilgiler, sahibinin bilimsel tecrübeleri ve tıbbi bilgilerini kapsamaktadır. Burada verilen bilgilere dayanarak başkaları tarafından uygulanan tedaviler konusunda hiçbir sorumluluk kabul edilmez. 

Ehli olmayan kişilerin buradaki bilgilerden yararlanarak uygulayacakları girişimlerin sonuçlarından ve buna bağlı olarak doğabilecek mağduriyetten Dr.Kağan Cingöz sorumlu değildir. 

Bu sitede yer alan tüm bilgi, yorum ve görüntüler kişileri bilgilendirme amaçlı yazılmış olup hiçbir şekilde reklam, tanı ve tedaviye yönlendirme amacı taşımamaktadır. 

Dr. Kağan Cingöz'e ait olan işbu internet sitesinin tüm hakları saklıdır. İzin olmaksızın siteden kopya yapılamaz.

Son güncelleme tarihi: 09.08.2026
Editör: iletisim@drkagancingoz.com 


 

logo.jpeg
bottom of page