Cilt bakımında asıl mesele cihaz değil, doğru sıralama
- KAĞAN CİNGÖZ
- 16 Ağu
- 5 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 3 gün önce

Muayenehanemde şu diyalog sık geçiyor:
"Hocam cilt bakımı yaptırmak istiyorum." "Peki cildinizde ne rahatsız ediyor sizi?" "Kızarıklıklar var, sivilce gibi ama geçmiyor. Zaten aylardır bakım yaptırıyorum, bir türlü düzelmedi."
Sonra cilde bakıyorum ve karşımda sivilce değil, rozasea duruyor. Aylardır sıkılan, ovulan, asitle çalışılan bir rozasea. Yani her seansta biraz daha alevlenen bir hastalık.
Bu yazıyı, cilt bakımını bir keyif seansı olarak değil, tedavi planının bir basamağı olarak anlatmak için yazıyorum. İkisi arasındaki fark, cildinizde ne olduğunu bilerek ya da bilmeyerek dokunmak.
Tek bir "cilt bakımı" yok
Cilt bakımı bir işlem adı değil, bir işlem grubu. İçindeki basamakların hangisinin yapılacağı, hangi yoğunlukta yapılacağı ve hangisinin atlanacağı kişiye göre değişiyor.
Aynı seansı akneli bir cilde, melazmalı bir cilde ve atopik zeminli hassas bir cilde aynı şekilde uygularsanız, birinde iyi sonuç alırsınız, birinde hiçbir şey değişmez, birinde işleri kötüleştirirsiniz. Sorun cihazda değil, cihazın önündeki karar aşamasında.
O yüzden benim için seans, hastanın cildine dokunmadan çok önce başlıyor.
Önce analiz, sonra plan
Muayenehanemde yapay zekâ destekli bir cilt analiz sistemi kullanıyorum. Standart ışık koşullarında, farklı dalga boylarında ve üç boyutlu olarak cildi görüntülüyor.
Ölçtüğü şeyler şunlar: yüzeyde görünen ve henüz görünmeyen pigment birikimleri, kızarıklık ve damarsal yoğunluk haritası, gözenek boyutu ve dağılımı, sebum düzeyi, nem oranı, cilt yüzeyinin pürüzlülüğü, kırışıklık derinliği, ve gözle seçemediğiniz porfirin sinyalleri, yani gözenek içindeki bakteriyel aktivite.
Bunun en sevdiğim tarafı, karşılaştırma yapabilmesi. Hasta üçüncü seansta "bir şey değişmedi ki" dediğinde, hafızaya değil aynı açı ve aynı ışıkta çekilmiş iki görüntüye bakıyoruz. Bazen hasta haklı çıkıyor, plan değişiyor. Bazen de değişimin kendisi kadar, hastanın kendi cildine olan bakışının değiştiğini görüyorum.
Analiz tek başına tanı koymuyor. Tanıyı muayene koyuyor, gerekiyorsa dermoskopi ekleniyor. Analiz, planı kişiselleştiren ve takibi ölçülebilir kılan araç.
Seansın aşamaları
Uyguladığımız protokol, kişiye göre kısalan ya da uzayan bir sıra izliyor.
Önce cilt tamamen arındırılıyor. Makyaj, güneş koruyucu kalıntısı, gün içinde biriken kir ve fazla sebum temizlenmeden hiçbir sonraki basamak düzgün çalışmıyor.
İkinci aşamada su bazlı eksfoliasyon var. Dönen bir başlık aracılığıyla cilde solüsyon veriliyor ve aynı anda vakumla geri alınıyor. Ölü hücre tabakası, cildi kazımadan ve kuru sürtünme yaratmadan uzaklaştırılıyor. Kullanılan solüsyonun asit tipi ve konsantrasyonu burada belirleyici: yağlı ve komedonlu bir ciltte gözenek içine inebilen bir seçim yaparız, kuru ve hassas bir ciltte çok daha yumuşak bir seçimle çalışırız. Aynı başlık, aynı cihaz, tamamen farklı iki seans.
Üçüncü aşamada kontrollü vakumla siyah nokta ve gözenek içeriği boşaltılıyor. Burada bir parantez açmam gerekiyor: elle sıkma ile vakum aynı şey değil. Elle sıkılan bir lezyonun içeriği çoğu zaman derine doğru da yayılıyor ve iz bırakma ihtimali artıyor. Ayrıca her kabarıklık sıkılacak bir şey değil. Sıkılmaması gereken lezyona dokunulması, sonradan aylarca uğraştığımız leke ve iz sebeplerinden biri.
Dördüncü aşamada serum aktarımı geliyor. Elektroporasyon dediğimiz yöntemle, hücre zarında geçici geçirgen kanallar oluşturuluyor ve etken maddeler yüzeyde kalmak yerine daha derine taşınabiliyor. İğne yok. Serum seçimi burada tamamen kişiye özel: leke ağırlıklı bir ciltte pigment yolağına etki eden içerikler, sebum ve komedon ağırlıklı bir ciltte gözenek düzenleyici içerikler, kuruluk ve bariyer sorununda nem çekici ve onarıcı içerikler kullanıyoruz.
Beşinci aşamada soğutma ve yatıştırma var. İşlem sonrası geçici kızarıklığı azaltıyor, cildi rahatlatıyor. Hassas ciltlerde bu basamağın süresini uzatıyoruz.
Seans, güneş koruyucu ile bitiyor. İstisnasız. Eksfoliasyon yapılmış bir cildi güneş koruyucusuz göndermek, yaptığınız işin bir kısmını geri almak demek.
Kişiye göre bu sıraya ilaveler oluyor: bazı ciltlerde yüzeyel bir kimyasal ajan ekleniyor, bazılarında maske basamağı giriyor, bazılarında ise doğrudan tıbbi tedaviyle birleştiriliyor.
Bazen en doğru karar, o gün bakım yapmamak
Şu durumlarda seansı ertelediğimiz oluyor: aktif uçuk lezyonu, ciltte açık yara ya da aktif enfeksiyon, kontrol altına alınmamış rozasea alevlenmesi, yakın zamanda yapılmış lazer veya orta derinlikte peeling, bazı ağızdan alınan akne tedavilerinin aktif dönemi, kontrol edilmemiş egzama zemini.
Bu listeyi hastaya söylemek her zaman hoş karşılanmıyor. Yol gelmiş, randevu ayarlamış birine "bugün bakım yapmayalım, önce şunu tedavi edelim" demek zor. Ama sonrasında iki ay boyunca alevlenmiş bir cildi düzeltmeye çalışmak çok daha zor.
Cilt bakımı ile tıbbi cilt bakımı arasındaki fark
Bu konuyu kimseyi kötülemek için açmıyorum. Kozmetik amaçlı, cildi temizleyen ve rahatlatan bir bakım hizmetinin kendi yeri var ve pek çok kişi bundan memnun ayrılıyor.
Fark şurada başlıyor: cildinizdeki şey kozmetik bir durum değil de bir hastalıksa.
Rozasea sivilceye benzer, tedavisi ise tam tersi yönde ilerler. Melazma sıradan bir lekeye benzer, yanlış müdahaleyle koyulaşır. Seboreik dermatit kuruluk sanılır, üzerine sürülen bakım ürünüyle artar. Perioral dermatit bazen aylarca nemlendirici ve steroidli krem döngüsünde ağırlaşır. Yüzdeki bir lezyon, nadiren de olsa, hiç bakım yapılmaması gereken bir şey olabilir ve dermoskopla bakılması gerekir.
Bunların ayrımını yapmak tanı işidir. Ben bir dermatolog olarak seansa başlamadan önce zaten bu ayrımı yapmış oluyorum, çünkü aynı hastayı gerektiğinde reçeteyle de tedavi ediyorum. Cilt bakımını, o tedavinin içine yerleşen bir basamak olarak planlıyorum.
Yani buradaki mesele "kimin cihazı daha iyi" değil. Cildinize dokunmadan önce onun ne olduğuna karar verilmiş mi, mesele bu.
Asıl iş evde yapılıyor
Ayda bir yapılan bir seans, cildinizin geri kalan yirmi dokuz gününü telafi etmiyor. Bu yüzden her hastaya yazılı bir günlük rutin çıkarıyoruz.
Rutini kurarken marka değil içerik konuşuyorum. Sabah temizleme, hedefe yönelik bir aktif ürün, nemlendirme ve güneş koruyucu. Akşam temizleme, cilde uygun aktif içerik ve bariyer desteği. Aktif içerikler kademeli başlatılıyor, çünkü ilk günden yüksek konsantrasyonla başlayan hastaların çoğu bir hafta içinde tahriş yaşayıp her şeyi bırakıyor.
Rutin sabit de kalmıyor. Mevsim değişiyor, cildin ihtiyacı değişiyor. Trakya'da kışın rüzgâr ve iç mekân ısıtması cildi ciddi biçimde kurutuyor, yazın ise sebum ve güneş yükü artıyor. Aynı rutini on iki ay boyunca uygulamak çoğu kişide işe yaramıyor.
Kontrol seanslarında rutini gözden geçiriyoruz. Hangi ürünün kullanılmadığını sormak da bu işin parçası. Yazdığım rutinin uygulanmadığını fark ettiğimde, hastayı ikna etmeye çalışmak yerine daha az adımlı bir plan yapıyorum. Uygulanan basit rutin, uygulanmayan mükemmel rutinden iyidir.
Sıklık ve gerçekçi beklenti
Ciltteki hücre yenilenme döngüsü ortalama dört haftanın üzerinde. Bu yüzden seansları genellikle dört ila altı hafta arayla planlıyorum. Akne ağırlıklı ciltlerde başlangıçta aralık kısalabiliyor, idame döneminde açılıyor.
Tek seans sonrası cilt daha temiz, daha pürüzsüz ve daha canlı görünüyor. Bu gerçek bir etki, ama kısa süreli. Leke, gözenek görünümü, akne kontrolü ve cilt dokusu gibi başlıklarda ölçülebilir değişim için birkaç seans ve düzenli ev bakımı gerekiyor.
Bir seansla düğüne hazırlanmak mümkün. Ancak cildin durumunu değiştirmek istiyorsanız, konuştuğumuz süre aylarla ifade ediliyor.
Kırklareli, Lüleburgaz ve Edirne'den başvuru
Muayenehanem Kırklareli merkezde, İstasyon Mahallesi Edirne Caddesi No:102 adresinde.
Lüleburgaz, Babaeski, Vize, Pınarhisar, Demirköy ve Edirne'den gelen hastalarım için ilk randevuyu tek seferde tamamlayacak şekilde kuruyoruz: muayene, cilt analizi, uygunsa aynı gün seans ve evde uygulanacak rutinin yazılı olarak verilmesi. Böylece bir sonraki gelişiniz kontrol amaçlı oluyor, tekrar tekrar yol gitmeniz gerekmiyor.
Cilt bakımıyla ilgili aklınızdaki soru "hangi paketi alsam" ise, bir adım öncesinden başlayalım. Cildinizde ne olduğunu netleştirdikten sonra hangi bakımın uygun olduğu zaten kendiliğinden ortaya çıkıyor.
Sık sorulan sorular
Cilt bakımı canımı acıtır mı? İşlem genellikle ağrısız. Vakum sırasında hafif bir çekme hissi, asit uygulaması sırasında geçici bir karıncalanma olabiliyor. Hassas ciltlerde yoğunluk baştan düşürülüyor.
İşlemden sonra dışarı çıkabilir miyim? Evet. İşlem sonrası birkaç saat sürebilen hafif bir kızarıklık olabiliyor. Aynı gün makyaj yapmamanızı ve güneş koruyucu kullanmanızı öneriyorum.
Sivilcelerim varken cilt bakımı yaptırabilir miyim? Aknenin tipine ve dönemine bağlı. İltihaplı ve yaygın lezyonların olduğu dönemde önce tıbbi tedavi başlıyoruz, bakımı sonrasında devreye alıyoruz. Komedon ağırlıklı tabloda ise bakım doğrudan işe yarıyor.
Hamilelikte uygun mu? Bazı basamaklar ve bazı serum içerikleri gebelikte kullanılmıyor. Uygun bir protokol kurulabiliyor, ancak bunun kişiye özel planlanması gerekiyor.
Cilt analizi ayrı bir işlem mi? Hayır, ilk değerlendirmenin parçası olarak yapılıyor ve takip seanslarında tekrarlanıyor.
Evde kullandığım ürünleri getirmeli miyim? Getirin. Fotoğrafını çekmeniz bile yeterli. Kullandığınız ürünleri görmeden rutin yazmak, çoğu zaman size zaten sahip olduğunuz şeyi tekrar aldırmak anlamına geliyor.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Kişiye özel değerlendirme ve uygulama planı, muayene sonrasında belirlenir. Yazıdaki bilgiler hekim muayenesinin yerine geçmez.
Dr. Kağan Cingöz Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanı Kırklareli


Yorumlar